Sonuçlar

    Türkçe Almanca
    ileri düzey
    Oberstufe
    {sub} {f} 

    İlişkili Sonuçlar

    Türkçe Almanca
    ileri doğru
    vorwärts
    {adv} 
    ileri itmek
    wegschieben
    {vb} {vt} 
    rekor düzey
    Höchststand
    {sub} {m} 
    ileri sürmek
    vorbringen
    {vb} {vt} 
    düzey
    Stufe
    {sub} {f} 
    düzey Niveau
    düzey
    Stand
    {sub} {m} 
    ileri vites
    autom.
    Vorwärtsgang
    {sub} {m} 
    üst düzey
    hochrangig
    {adj} 
    ileri
    Zukunft
    {sub} {f} 
    ileri gelmek
    herrühren
    {vb} {vi} 
    ileri gelmek beruhen
    ileri gelmek hervorgehen
    ileri uzatmak
    vorstrecken
    {vb} {vt} 
    ileri hareket
    sport.
    Vorlauf
    {sub} {m} 
    ileri gelenler
    Prominenz
    {sub} {f} 
    ileri gelenler Prominenzen
    ileri gelenler
    Honoratioren
    {sub} {pl} 
    üst düzey politikacı
    Spitzenpolitiker
    {sub} {m}